Tanışma Sonrası Sosyal Medya

yeni tanıstığım insan konusmalarında fazlasıyla politikse sosyal medya hesaplarına bakmadan duramıyorum. gerçi burayı saymazsak sadece bir tane sosyal medya hesabım var, o da twitter. twitter dışında aktif olarak kullandıgım sosyal mecra yok. sosyal medyaya, sosyal medyanın getirdiği kültüre ve yarattığı sektörden dolayı oluşan iş kollarına ilgim ve alakam olmasına rağmen aktif olarak kullanamıyorum. sebebini şurada belirtmiştim.

tanıstıgım insanın twitter hesabı varsa yaptıgı paylaşımlar karakterine dair bir şeyler fısıldıyor. bu tutum insana olumsuz ön yargı aşılasa da  twitter, facebook ve instagram’a göre tanısılan insan hakkında daha net bilgi verebiliyor. insanların nefretleri yüzüne vurmasa da sosyal medya hesaplarına yansıyabiliyor. konusurken olabildiğince kibar olan insan, sosyal medya hesaplarında acımazsızca birilerinden nefret edebiliyor. bahsettiğim durum bir ünlüyü sevmek ya da sevmemek değil, bir olaya karşı olusan tutum. insanlar keskin cephelere ayrılıyor. memlekette hayatın kendisi böyle ama günlük hayatta o cepheler biraz daha yumusak en azından. o yüzden akıl sağlıgı için sosyal medyada fazla bulunmamak, günümüz tabiriyle zaman zaman sosyal medya detoksu yapmak ruh sağlığı açısından faydalı olabilir.

bugün tanıstıgım arkadaş ilk intibada son derece kibar, saygılı olsa da kısa zaman sonra gündemle alakalı okudugu birkaç tweetle içindeki nefreti nasıl beslediğini gösterdi. bu eleştiriyi kendime de acımasız yapabilirim, özellikle üniversite zamanlarım için… her ne kadar o zamanlar sosyal medya bu kadar aktif olmasa da sosyal medya gazına gelip karşıt fikirlere olan nefretimi zinde tutabiliyordum. şu anda bu yüzden sosyal medyaya karşı inanılmaz soğukluk hissediyorum. erite erite sadece elimde twitter kaldı. anlık haber akışı gibi kullandıgımdan vazgeçemiyorum. alışkanlıklar güç de olsa değişebiliyor. twitter’ı kullansam bile umarım tanıstıgım insanları yazdıklarına göre yargılamayı bırakabilirim.

Yeniden

daha önce blog yazıyordum. yabancısı değilim aslında. ancak hem bloglar popülerliğini kaybedince hem de hayatımda değişiklikler olunca motivasyonumu kaybettim ve yazmayı bıraktım. sosyal medyanın da bunda etkisi oldu tabii. tekrar yazmaya karar verince wordpress açtım, altı yedi ay orada yazmaya devam ettim ama daha sonra yine kürkçü dükkanına döndüm. buranın değişik bir havası var anlam veremediğim. bir de yazdım, bıraktım, karar verdim gibi konuşuyorum ama benimkisi öyle laf olsun; sevdiğim, hoşlandığım şeyler hakkında fikir beyan etme, arşiv yapma gibi…
yeniden blogspot açınca temaya karar veremedim. şu anki kullandığım temayı kaldırmışlar. eski temalardan sadece bir tane vardı, onu da sevmiyordum. yeni temalar daha dinamik, daha hoş gibi gözükse de bir türlü içim ısınmadı. aradım, taradım ve bu temanın kodlarını bulup yükledim. pek bir havası yok gibi ama olsun bu temayı çok seviyorum.
bir de geçenlerde üstteki tweeti gördüm. sosyal medyaya karşı isteksiz olmamın sebebi sanırım. yalnız kalmayı seven, kendi başına vakit geçirebilen, bir şeyler yapabilen bir insanım. durumum böyleyken eminönü alt geçidine dönen sosyal platformlardan artık sıkıldım. çünkü herhangi bir yere kaçamıyorum. yalnız kalamıyorum. günlük hayatımda facebook, whatsapp postlarıyla alakalı muhabbetler duymaya başladım. herkes mutlaka en az bir sosyal medya sitesini kullanıyor. yeni tanıştığınız bir insan direkt hayatımıza ayrıntısıyla dahil oluyor. sevmediğiniz, mecburen katlandığınız akrabanız arkadaş olarak ekleyebiliyor. önce facebook’a geldiler, twitter, instagram, snapchat derken her yer insan kaynamaya başladı. herkes sürekli aktif, sürekli bir şeyler paylaşılıyor. benim yıllar önce kaçış olarak gördüğüm internet artık beni sıkmaya, arkadaşlar edindiğim sosyal platformlar beni yormaya başladı. arkdaşlarımla buluşup, sohbet, muhabbet ediyorum, ayrıldıktan sonra elime telefonu alınca yeniden onları görüyorum. kaçış yok. hadi arkadaşlar güzeldir, iyidir ama zoraki olarak katlandığımız insanları twitter’da sessize almak bile fayda etmiyor. iki sene önce facebook’u kapattım, daha sonra instagram hesabımdan vazgeçtim, snapchat’e bulaşır gibi oldum hemen bıraktım, elimin altından şu an sadece twitter kaldı. onu da kilitledim içeriye kimseyi almıyorum. belki burasını bir kaçış olarak düşündüm yeniden blog açtım.
benim için gerçek dünya internetten kaçış yerine dönüştü. uzun süredir böyle düşünüyormuşum haberim yokmuş. bunu da twitter aracılığıyla öğrenmem ayrı bir ironi tabii.