Gebzespor 1-0 Nilüfer Erdemlispor

en son saha içinden maçı çocukken top toplayıcılık yaparken izlemiştim. o zamandan sonra ilk kez bugün izledim. onda da amatör küme maçı oldugundan dolayı oldu herhalde profesyonel bir takımın maçını ya da üst lig takımlarından bir tanesinin maçını zor izlerdim. tuhafıma giden şey yeşil alanın dısında kalan yerin yönetimiydi. amatör küme maçına göre epey katıydı. her zaman böyle mi oluyor bilmiyorum. talimat böyle klasik laf. aynı talimat tribünde pek işlemiyor. gerçi biraz naz geçene talimat işliyor. içinde bulundugum durumda talimatlara aykırı on olay oldu ama saha komiseri onlarla pek alakalı değildi.
gebzespor her zamanki gebzespor ama bu sezon galibiyet alıyorlar; tek ama en büyük, ve en güzel fark sanırım. dördüncü haftada nilüfer erdemlispor’u harika bir frikik golüyle 1-0’la geçtiler. şu ana kadar 4 maçta 4 galibiyet aldılar. 
nilüfer erdemlispor epey genç takım belli. devre arasında yardımcı hocalarıydı sanırım, 18 yaşındaki 9 numaraya, 18 yaşındasın ne olmuş, korkma topunu oyna diye motive ediyordu. diğer oyuncularda pek büyük sayılmazdı. yüzlerinden yaşları belli oluyordu. gebzespor ile kıyas yapınca arada epey sıklet var. gebzespor rahatlıkla 3.lig, 2.lig oynayacak topçular almış. hedef belli; şampiyonluk. ama takım olmak başka mevzu tabii. ne kadar oyuncu alırsan al takım olabilmek meziyet işi. gebzespor kolay dağılacak gibi top oynuyor. bir şekilde galip geliyor ama her an mağlup olacak, kırılacak bir takım izlenimi veriyor. bu da önüne geçilecek bir durum değil. alt liglerde alışma süreci diye bir şey yok. kontratlar genellikle 1 yıllık. oyuncuların hemen birbirine alışıp ite kaka takımı üst lige çıkarmaları gerekiyor. o yüzden bu kırılgan olma ihtimaline pek takılmadan öne bakmak gerekiyor. 

Gebzespor 2-1 Kartal Bulvarspor

uzun bir aradan sonra gebzespor’la birlikte tribünlere dönüş yaptım. gebze, bal 11. grupta kartal bulvarspor’la evinden oynadı maçtan son dakikalarda attığı golle galip geldi. gebzespor, 3.ligden düştüğün beri her sene o sene, bu sene diyor ama bir türlü amatörden kurtulamıyor. gerçi bal gerçekten çok kötü bir organizasyon, şampiyon olmak playoffa götürüyor. bir de oralarla uğraşıyorsun. belalı bir lig. ilker çakır, kulübe başkan olup, eski borçları kapatmasına ve lig üzerinde kadro kurmasına rağmen o sene, bu sene olamadı. 
bu sene yebi başkanla ve her zamanki gibi sil baştan kadroyla gebze sezon iddialı girdi. geçtiğimiz hafta ligin açılış maçında maltespor’u deplasman 2-1 yendiler. bugün ise içeride kartal bulvarspor’u aynı skorla geçtiler ve sezon başında umudu verdiler. tribünler, maraton tarafı neredeyse tamamen doluydu, bunda maraton tribünün ücretsiz olmasının az da olsa payı olmuştur. gerçi ücretli olduğu zamanlarda da hedef maçlarda maraton neredeyse doluyor. gebzespor, taraftar desteğini arkasına alsa da ilk yarım saatte oyuna bir türlü giremedi. ilk yarının son 15 dakikasında baskı kurabilse de santrası yapılmayan golle 45 artıda golü buldu ve devreye 1-0 önde girdi. maçın ikinci yarısında gebzespor yine tutuk kaldı, konuk ekip sol kanadında birkaç pozisyon buldu ama kaleciyi geçemedi. uzaktan atılan bir şutta kaleci önde olmasına rağmen erken uyandı ve topu kornere çelebildi. geliyorum diyen nihayet gelebildi ve kartal bulvarspor, etkili olduğu sol kanattan golü buldu. kronikleşmiş gebzespor’un maçı koparamama sıkıntısı böylece yine gün yüzüne çıkmış oldu. bu dakikadan sonra gebzespor biraz kıpırdanmaya başladı. sol çaprazda ercan’ın bir şutunu kaleci kurtardı. maçın uzatma dakikalarında sağ köşede kullanılan korneri 31 numaralı oyuncu kafayla ağlara gönderdi ve maçı gebzespor 2-1 kazandı. maçın son dakikasında 2-1 öndeyken çıkan gereksiz kavgada oğuz başaran kırmızı kart gördü. geçen sezon ergene velimeşespor’da oynarken gebze tribünlerinden tepki alan oğuz’a, bugün maç sonunda başkan, oğuz’u buraya getir tezahüratları ise tribünlerin ne kadar değişiken olabileceğine gösterdi. tribün unutmaz ama affeder.