Epizoda u zivotu beraca zeljeza

filmin türkçesi bir hurdacının hayatı. danis tanovic yazıp yönetmiş; no man’s land filminden tanınan, bilinen bosnalı bir yönetmen. filmi ilgi çekici kılan taraf oyuncuları. oyuncular kendilerini oynamış. filmden haberim nazif’in ölüm haberini bir tweetle öğrenmem sonucu oldu. acı bir tanışma. ne film hakkında, ne de nazif hakkında en ufak bilgim yoktu. haber ilgimi çekince, filmin süresi de kısa olunca oturdum hemen izledim. ne fark eder bilmiyorum ama, filmi ve dolayısıyla nazif’i daha önce bilmek isterdim. nazif mujic, kendisini oynadığı karakterle berlin’de en iyi erkek oyuncu ödülünü almış. ne acıdır ki, filmde eşine ilaç almak için arabasını parçalayıp hurdaya vermek zorunda kalan nazif, daha sonra geçim sıkıntısı nedeniyle aldığı ödülü satmak zorunda kalmış.

savaşta ailesinden birçok kişiyi kaybeden nazif, amir ile olan bir konuşmasında aynen şöyle söyüyor: yemin ederim amir, savaş zamanı daha iyiydi. savaşın aksiyon tarafını değil de savaş sonrasını, yapılan anlaşmalarla varılan sulh hayatındaki tutunma mücadelesini anlatan filmlerde bu replik çok sık geçiyor. savaşın ne kadar kötü bir şey oldugunu savaştan sonra yaşamak zorunda kalan insanlar çok iyi biliyor. savaş zamanı daha iyi oldugunu söyleyecek kadar acımasız bir durum içine giriyorlar. olmayan devlet düzeni, fakirlik, işsizlik, eğitim problemleri, yetersiz sağlık hizmetleri… sorunlar bitmek bilmiyor. sürekli bunlarla boğuşmak insanı isyana sürüklüyor. bir yerden sonra nazif haklı olarak soruyor: tanrım, neden fakirlere eziyet ediyorsun? bunun cevabı elbette yok. soru, neden bunu yapıyorsun da değil, neden eziyet ediyorsun. çünkü yaşamak artık bir eziyet haline geliyor.

hayatı film olan nazif mujic geçtiğimiz günlerde 48 yaşında hayatını kaybetmiş. kendisini oynayarak en iyi oyuncu ödülü aldığı filmle umarım iz bıraktığını düşünüyordur. ve yine umarım gittiği yerde de filmde sorduğu sorunun cevabını bilen birisi vardır.

Grbavica

bosna savaşı sonrası bir kadının hayata tutunma hikayesi. türkçesi esma’nın sırrı. 2006 yılında berlin’de altın ayı ödülü almış. yıllarca saklananan söylenemeyen bir sır. kadın olmanın zorlukları. tür olarak dram geçse de bir kadın filmi, aynı zamanda da bir savaş filmi. top, tüfek, silah, bomba, cephe olmasa da bana göre tam bir savaş filmi. patlayan bombalar, ölen insanlar, yurtlarını terk edenler savaşın bilinen tarafı. peki ya sonrası? savaşın getirdiği psikoloji ile yaşamak, insanın içerisinde patlayan bombalar, atılamayan sessiz çığlıklar… “insanlar savaş sırasında bile birbirini daha çok seviyordu.” filmden bir replik; savaş, bu cümleden daha iyi anlatılamaz herhalde.

son zamanlarda suriyeliler ile ilgili söylemler var. onları tekrar yurtlarına göndereceğiz deniliyor. bu söylemlerin üzerine böyle bir film izlemek iyi oldu. savaş zaten görünen bir şey, savaşın görünmeyen tarafı ise savaş bittikten sonra başlıyor. yine bir sahnede pelda, savaştan önce ekonomi okuduğunu ama savaş bittiken sonra takatinin kalmadığını söylüyor. hem okusam bile iş yok, haliyle okumamın gereği yok diyor. filmde sürekli oynanan futbol bahisleri belki bu yüzden. para kazanılmak zorunda, nasıl olduğu önemli değil, çünkü ihtiyaçlar, devam eden bir yaşam var. suriyeliler ile alakalı da bu minvalde düşünmek gerekiyor. ama onlar yiyip içip, nargile kafeler de eğleniyor. esma da savaş öncesinde tıp öğrencisi ama savaş bittikten sonra bir gece kulübünde çalışıyor. yeniden aşık olmaya çalışıyor.  hala içindeki savaşla birlikte yaşamaya devam ediyor. çünkü geçmiyor o psikoloji. akıp giden yaşama karışıyor. bir insanın içindeki yaşamını bilemiyorsun. neler gördü? nasıl yaşıyor? üzerinden yıllar geçmesine rağmen bulunan toplu mezarlar var. esma, pelda’ya eğer sen gidersen ve baban bulunursa onu kim teşhis edecek diyor. gitmek de zor, kalmak da… en zoru her şeye rağmen yaşamak.

esma bir sırla yaşıyor. o sır, gözünün önünde büyüyor. bir yerde o sırrın karşısına gecip kendisine hesap soracağını biliyor belki de. zordur böyle bir yaşam. onca olan bitenden sonra insanda bazı duyguların yeşermesi güç. bu yüzden savaş sonrası daha büyük bir savaş.

bunlar da filmin getirdikleri. bir bosna ilahisi ve saraybosna için yazılmış bir şarkı.