The Silence of the Lambs

epey film izlemeye çalışıyorum ama yine de buna benzer izlemediğim kült film sayısı bir hayli fazla. bir ara kendimi imdb top 250 tamamlama hedefi koydum ama sürekli araya başka filmler kaynayınca tamamlayamadım.
the silence of the lambs, kuzuların sessizliği benim için çocukluğum demek. televizyonda geç saatte oluyordu ve bir türlü izleyemiyordum. aklıma nereden kazındıysa korku filmi olduğunu düşünüyordum. bu da beni filmden karçırıyordu. belki de bugüne kadar izlemeyeşimin sebebi de budur. korku filmlerini hala sevmiyorum. ama korku filmi değilmiş tabii… bunun yanında inanılmaz geren ve rahatsız eden bir film. beş ödül birden almış. kuşkusuz en önemlisi bana göre en iyi aktör ödülü; anthony hopkins filmde 16 dakika gözükmesine rağmen bu ödülü almış.
filmi izlerken dikkatimi çeken bir şey de ajan clarice’in o dönemin içinde erkek egemen bir ortamda öne çıkarılmasıydı. cesurca bir iş. şurada detaylı incelemesi var. bu anlamda film için feminist bir film de denilebilirmiş. yazıyı okuduktan sonra filmi tekrar akla getirince çok haklı bir tespit oduğu belli oluyor.

The Man from Earth

film gayet güzel ilerliyordu, tam anlamıyla içine girdim, yapılan sorgulamalar, inançların ve mitlerin nasıl kulaktan kulağa efsaneleştiği görmek iyiydi. yalnız john’un daha somut bir şekilde kendisini inandırabilmesi gerekiyordu. film bu noktada biraz eksikti. sonrası biraz spoiler olacak. john oldman, geçmişteki fotoğraflarını koliye koyduğu için gösteremeyeceğini söyledi, o sırada odada olan kişilerden birisi fotoğrafı görmek için ısrarcı olmalıydı. altı üstü iki koli indireceksin, bu kadar zor olmamalı john demeliydi. çünkü ortaya attığı iddia çok anormal, deli saçması bir şey ve daha inandırıcı ifade edilmesi gerekiyor. fotoğraf sahnesi hiç olmasaydı daha güzel olurdu. olduysa da o fotoğraf gösterilmeliydi. böyle küçük detaylar filmin akışkanlığını bozduğu için, filme bütün olarak bakınca da eksik bir şey oluyor.
ekşi sözlük’te bir üye isa, musa hakkında söylenenler acaba muhammed için söylense neler olurdu gibi bir eleştiri yapmış. film boyunca islam hakkında da bir şeyler bekledim ama yoktu. en ufak bir şey geçmedi. sadece biyologun karısının kuranla yetiştiğini öğrendik. milyonlarca insanın inandığı bir dinden bahsetmemek sanırım müslümanların tepkisini çekmemek içindi. herhalde isa için söylenenlerin benzeri muhammed için söylense kıyamet kopardı. tepki çekmemek için islam’a bulaşmamışlar.

Baby Driver

çok fazla beğenmedim, biraz vasat film olmuş. kevin spacey ismini ve imdb puanını görünce iyi bir film zannettim ama yanılmışım. çok hızlı, aksiyonlu bir film. sci-fi olunca aksiyonda problem yok ama gerçek hayat içerisine bu kadar aksiyon girince o filmden pek hoşlanmıyorum. film, zaman zaman müzikal havasına giriyor, bu da filmi kötüden vasatlığa taşıyor. iyi kötü müzikler kurtarmış filmi.