Kategori: Genel
The Disconnecte d
tutunamayanlar’ın ingilizce çevirisinin kapağı gördüğüm en güzel kitap kapaklarından bir tanesi olmuş.
Boşluk
geçenlerde manchester by the sea’yi izlemiştim. film zaten başlı başına etkileyiciydi ama müzikleri ayrı güzellikteydi. yine film müziğini dinlerken haberlere bakınayım dedim ve intihar eden yaslı çift haberini gördüm. hayat güzel mi, değil mi hiçbir zaman bilemeyeceğiz galiba.
Hiçbir
ciddi ciddi bu zaman çok hızlı geçiyor. şu bloga bakayım belki birkaç bir şey yazarım diye düşünürken en son yazdıgımı gördüm, 27 şubat’ta yazmışım. şimdi bu mu şimdi hızlı geçmek denebilir ama ben hiçbir şey yapmadım bu geçen sürede. esas sorun burada gibi; hiçbir şey yapmadan geçen zamanlar.
yine takıldık zamana.
Zaman
zaman zaman gelen ne olacak hissi…
gerçekten bilemiyorum hiçbir şeyi. bilmeyi çok isterdim ama o zaman da işin içinden çıkamamaktan korkuyorum.
2017
2017’nin ilk ayının üçüncü haftasının son günleri… blogu neden açtıgımı bilmiyorum. elbette yazma ihtiyacımdan kaynaklı açtım ama buraya neler yazacağım en ufak fikrim yok. şu an bile doğaçlama gelişiyor her şey. yazma ihtiyacım derken, sait faik gibi yazmasam deli olacaktım triplerine girmedim tabii, o tripler haddime değil. ben kimim o triplere gireceğim. adam sait faik olmus, onun en doğal hakkı.
uzun uzun o mu, bu mu düşündükten sonra, nihayet şu anki temayı kullanmaya karar verdim.
tema hakkındaki gereksiz bilgiden sonra yine ilk paragraftan devam edersek burada her sey olabilir. kendimin bilmediği şeyleri bile yazabilirim. ya da bir iki iddaa kuponu eklerim, okunan kitaplardan alıntılar, okunma ihtimali olan kitaplardan alıntılar, fava atmalık hiç kullanılmayacak gerekli gibi gözüken ama bir ton gereksiz bilgi… öyle şeyler. ya da afrika uluslar kupasındaki tuhaflıklar, adebayor’un hayatını piç eden hayırsız akrabaları-akraba dediğim kardesi, anası babası-
güzel geçecek gibi durmasan da sana suç bulmuyorum 2017.
